Felsefemiz

“Toprak insana değil, insan toprağa aittir. Ve bu dünyadaki her şey bir ailenin fertlerini birbirine bağlayan bir kan gibi ortaktır ve birbirine bağlıdır. Bu nedenle de dünyanın başına gelmiş her felaket insanoğlunun başına da gelmiş sayılır.”

Kızılderili Reisi Seattle

Her canlı varoluş sürecinde hayatta kalabilmek için kendi dışındaki dünya ile bir mücadeleye girerek varlığını devam ettirmiştir. Bu mücadele sonucunda da vücudunda üreme ile, açlıkla, susuzlukla, çevresel şartlara uyum ile hastalıklarla mücadele için geliştirdiği yaşam enerjisini bünyesinde bulundurmaktadır. Biz insanlar da canlı türü olarak diğer canlıları besin olarak tükettiğimizde bu yaşam enerjisini adeta bir hap gibi vücudumuza alır, sağlıklı bir hayat sürdürürüz. Fakat bilindiği gibi sanayileşme çağı ile canlıların metabolizmasına çok fazla müdahale ederek daha büyük ve daha fazla ürün almaya çalışıyoruz. Aldığımız bu genetiği bozuk ürünleri de bir takım kimyasallarla endüstriyel hale getirip tüketiyoruz. Bu da insanları hem bedenen hem de ruhsal olarak hastalıklara açık hale getiriyor.
Unutmayınız hava bozulursa, su bozulursa, toprak bozulursa insan bozulur! Kim bilir belki de yapılması gereken, herşeyi eski sadeliğine geri döndürmektir.

 

   ÜRETİM ANLAYIŞIMIZ

Ülkemizde son yıllarda tarım ve hayvancılık sektöründe yaşadığımız tıkanmanın aşılmasının gerekliliği bir zorunluluk olarak karşımızda durmaktadır. Bu tıkanma birincisi üretimde çeşitli kimyasalların kullanılması sebebiyle niteliksel bir kirlenme ve kalite düşüklüğü şeklinde ikincisi ise üretimin niceliksel olarak düşmesi olarak gerçekleşmektedir.
Safir Kaz olarak biz ülkemizin yaşadığı bu sorunları aşmasına katkıda bulunmak amacıyla yaptığımız araştırmalar sonucunda kaz yetiştiriciliği yapmaya karar verdik.
Peki neden kaz?
Kaz çünkü: Otlamaya ve meraya dayalı bir yetiştiriciliğe uygun bir hayvandır.
Kaz çünkü: Her bitkisel materyali ete çevirme özelliğine sahiptir, bu sebeple de maliyeti düşük hemde organik yetiştiriciliğe uygundur.
Kaz çünkü: Et kalitesi yüksektir. Bizce “kanatlı kuzu”.
Kaz çünkü: Bir kazdan ortalama 25-30 yavru alabilirsiniz.
Kaz çünkü: Diğer kanatlılara nazaran hastalıklara ve çevre şartlarına daha dayanıklıdır.
Kaz çünkü: Pazarı gün geçtikçe büyümektedir. İhracata açık bir alandır.

Kazlarımız

 

 

Ülkemizde kaz yetiştiricileri çeşitli ırklarla sektörde hizmet vermektedirler. Bunlar; etçi ırklar (Embdem, toulouse), yumurtacı ırklar (Çin, Linda) ve kombine ırklar (Mast, Legart, Mamut, Landes, G-35, G36) olmak üzere üç ana başlıkta toplanabilir.

Yetiştiricilerimiz uzun yıllardır ülkemiz şartlarına uyumlu yumurta ve et verimi yüksek ırkların arayışındadır. Bu arayış sonucunda da çeşitli safkanlar getirilmiştir. Bunlar henüz bir iki yıldır üreticilerimizin envanterinde bulunmaktadır. Süreç içerisinde görülmüştür ki hafif cüsseli ırklardan yem ve meradan en verimli düzeyde faydalanabilen ırklara doğru bir geçiş söz konusudur.

Safir Kaz olarak yumurta ırkı Linda ve kombine ırk Mast olmak üzere iki grupta üretimimizi gerçekleştirmekteyiz.

Bu iki ırkı tanımlamak gerekirse;

MAST:  Her ne kadar ülkemizde Mast olarak bilinse de asıl adı Almanya’daki kullanımıyla Dithmarscher’dir. Almanya menşeilidir. Hem yumurta hem et verimi yüksek bir ırktır. Yıllık ortalama yumurta sayısı ±50’dir. Et verimi ortalama 5-6 kg’dir.

LİNDA:  Kaz sektörünün çeyrek altını diyebiliriz. Ülkemiz şartlarına uyumlu verim açısından kendisini ispatlamış bir ırktır. Yurdumuzdaki toplam kazın önemli bir kısmını bu ırk oluşturmaktadır. Bunun sebebi yumurta verimi açısından tutarlı olmasıdır. Yıllık yumurta sayısı 40-60 arasındadır. Et verimi ortalama 3-5 kg’dir.

Ürünler

Damızlık Kaz

Kaz Civcivi

Kaz Yumurtası

Kaz Eti

İletişim

Adres: Subaşı Mahallesi Gölbaşı/ANKARA

Telefon: +90 0532 614 13 46  +90 0533 556 10 36

E-mail: safirkaz06@gmail.com